Milli Eğitim Bakanı Sayın Çelik’in Ankara Anadolu Ajansınca yayınlanan haberindeki sözlerini çok talihsiz, çok bilgisiz yada art niyetli sözler olarak düşünüyor ve Bakanı protesto ediyoruz. Sayın bakan bir an önce kendisini bu konularda ya yeterince bilgi ile donatmalı yada çok tehlikeli boyutlara ulaşabilecek AYIRIMCILIK içeren düşüncelerinden kurtulmalıdır. Bu çağdışı, ayrımcılık boyutları içeren düşünceleri cömertçe sarf edebilen insanların Milli Eğitim Bakanlığı gibi makamları işgal etmeleri, ülkemiz için çok büyük talihsizliktir.

Bu tür görüş, bilgi ve niyetlerle 2005 yılında çıkartılan aslında adı “Özürlüler Yasası” olmayıp bu isimle anılan yasanın baştan bu yana ne kadar çürük içeriğinin olduğu, tasarı aşamasından buyana STK’lar ve Sivil İnisiyatif Grupları tarafından defalarca gözler önüne serilmiştir. Sayın bakanın bunları görmezlikten gelmesi vahimdir. Yasanın bütçeye getirdiği yükten ziyade engelliler üzerinden siyaset yapan ve para kazanan insanların önünün kesilmesi konuşulmalıdır.

Dünya Sağlık Örgütünün tespitlerine karşı kendisinin, hiç bir bilimsel dayanağı bulunmayan, Sağlık Bakanının dahi muhtemelen karşı çıkacağı düşüncelerinin doğruluğunu söylemek gaflettir. Türkiye, DSÖ ile ilgili anlaşmaları imzalamış ve çok uzun yıllardır sağlık konularında pek çok projeler tamamlamış, çalışmalar yapmıştır. DSÖ herhangi hastalığın tanımı ve onunla mücadele yöntemlerini belirlerken, bir çok ülkenin ayıramayacağı bütçelerle, bir çok ülkenin katkılarından oluşan bütçeleri ve denetimleriyle çalışır. Sayın bakanın öncelikle bunu bilmesi gerekir.

DSÖ Engelli tanımını yaparken, masa başında yada bir açılış konuşmasında akla gelenleri kağıda yazmadığı, yazmayacağı açıktır. Dahası, 13 Aralık 2006 tarihinde Birleşmiş Milletler Genel Kurulu “Engelli Hakları Sözleşmesi”ni imzalamış ve ülkelerin imzasına açmıştır. 20 ülke imzaladıktan sonra yürürlüğe girecektir.

Sayın bakanı uyarıyoruz

BM Genel Kurulunca imzalanan bu sözleşme yürürlüğe girdiğinde, ülkelerin hükümetlerine engelli vatandaşlarına uyguladıkları her türlü ayırımcılık ve hak ihlalleri için yaptırımlar gelmektedir. Yine BM Sayın Bakanın kabul etmediği kriterlere dayanarak dünyada 650 milyon engellinin olduğunu raporlarında yazmaktadır.

Sayın bakanın altından kalkabilmek güdüsü ile söylemiş olduğu “DEFOLU İNSAN” sözü yada küfrünü sokaktaki insanlar, çocuklar dahi bir engelliye bugüne kadar söylememiştir. Bu Sayın Bakanın engelli insanlara yaptığı hakaret için her türlü yasal hakkımızı kullanacağız. Bir insana, ne olursa olsun “defolu” denmesi kabul edilebilir, hoş görülebilir bir eylem değildir.

Kamuoyunun bilgisine saygılarımızla duyururuz.

TurkQuad Engelliler Paylaşım Grubu