ANKARA (A.A) - 23.01.2007 - Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, Türkiye’deki özel eğitim kurumlarının büyük bir kısmının kapasitesinin atıl olduğunu belirterek, bu kurumların yüzde 80’ini çok programlı özel eğitim merkezlerine dönüştüreceklerini söyledi.

Çelik, Bahçelievler’deki işitme ve konuşma bozukluklarının tedavisine yönelik Fonem Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezinin açılışını yaptı. Açılış töreninde konuşan Çelik, özürlülerin sorunlarına ve onlara yönelik yapılan çalışmalara değindi. "İşitme engellilik iki türlüdür. Bir manevi işitme engelli olmak, bir de maddi işitme engelli olmak" diyen Çelik, "maddi işitme engelliliğin çaresi olduğunu kaydetti. Çelik, "Ancak bizim özellikle üzerinde durmamız gereken manevi işitme engelliliktir. Esas işitme engellilik, bugüne kadar engelli vatandaşlarımızın feryatlarını işitmeyenlerin engelliliğidir" dedi.

Hükümetleri döneminde Özürlüler Yasası’nın çıkarıldığını belirten Çelik, bunun bütçeye 1 katrilyon lira yük getirdiğini ifade ederek, "Ama feda olsun. Bunun parayla pulla ölçülecek bir tarafı yok" diye konuştu.

-"DSÖ, DEFOLULARI ÖZÜRLÜ KABUL EDİYOR"-

Dünya Sağlık Örgütünün tespitlerine göre Türkiye’nin nüfusunun yüzde 12’sinin engelli olduğunu kaydeden Çelik, şöyle konuştu: "Onların özürlülük tanımıyla bizim anladığımız özürlülük farklı şeylerdir. Eğer 73 milyon nüfusumuzun yüzde 12’si özürlü olsa 8 milyon özürlü vatandaşımız var demektir. Bu da kesinlikle kabul edilebilir, altından kalkılabilir bir durum değil. Dünya Sağlık Örgütü tansiyon hastalarını, şeker hastalarını, kazayla altıncı parmağı olanları da özürlü kabul ediyor. Bir anlamda defoluları özürlü kabul ediyor. Dolayısıyla özürlülük tanımının Dünya Sağlık Örgütünün çizdiği çerçevede değil, aslında bizim gerçeklerimizle ifade edilmesi lazım."

MEB Özel Eğitim Rehberlik ve Danışma Hizmetleri Genel Müdürlüğü ile Eğitim Araştırma Geliştirme Dairesi Başkanlığının okul çağında olup da özürü bulunan çocuklarla ilgili araştırma yaptığını belirten Çelik, il il bu çocukların ve özür durumlarının tespit edildiğini anlattı.

Türkiye İstatistik Kurumu da dahil olmak üzere, devletin elinde bugüne kadar sağlıklı veriler olmadığını kaydeden Çelik, "Diyeceksiniz ki sizin yaptığınız tespitler çok mu sağlıklı. Ondan da çok emin değilim çünkü toplumumuzda özürlü yavrusunu gizleme gibi bir özürlülük hali var. Aslında bu özürlülüğü ortadan kaldırmamız lazım" diye konuştu.

-"ÖĞRETMEN SAYISI ÖĞRENCİDEN FAZLA"-

Özürlülerin rehabilitasyonuna yönelik açılan her kurumu önemsediğini dile getiren Çelik, şu anda Türkiye çapında 7 bin öğrencinin işitme engellilere yönelik okullarda öğrenim gördüğünü belirtti. Çelik, "Yapılan tespitlere göre Türkiye’de okul çağında olup da okula gitmeyen işitme engellilerin oranı yüzde 30 civarındadır. Ülkemizdeki özel eğitim kurumlarının büyük bir kısmı atıl kapasiteyle çalışıyor" dedi. Bazı okullarda öğretmen sayısının öğrenci sayısından bile fazla olduğunu söyleyen Çelik, bu nedenle özel eğitimle ilgili kurumların yüzde 80’ini çok programlı özel eğitim merkezlerine dönüştüreceklerini kaydetti.

Çelik, Özürlüler Yasası gereğince özürlü çocuğunu rehabilitasyon merkezine gönderen 97 bin aileye ayda 388’er YTL ödendiğini kaydeden Çelik, gerekirse bu çocukların evden okula taşındığını anlattı. Çelik, "Özürlülerin önündeki esas engel, bedenleri üzerinde taşıdıkları engellilik değil, onların önüne konmuş engellerdir. Bunları kaldırdığınız zaman özürlü vatandaşlarımızın neler yapabildiğini hepimiz görüyoruz" dedi.

-"ENGELLİLER BAŞARILI"-

TBMM’de engelli iki milletvekili bulunduğunu anımsatan Çelik, açılış törenine katılan MEB Özel Eğitim Rehberlik ve Danışma Hizmetleri Genel Müdürlüğünde görev yapan görme engelli Hale Bacakoğlu’nu yanına çağırarak, "Hale Hanım en başarılı bürokratlarımızdan birisidir" dedi. Çelik, İstanbul Milli Eğitim Müdür Yardımcılığına da görme engelli birini atamalarının önce yadırgandığını ancak başarılarının ortada olduğunu söyledi. Fonem Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezinin ortaklarından olan Gazi Üniversitesi’nin rektörü Prof. Dr. Kadri Yamaç da merkezde en iyi hizmetin verileceğini kaydetti.

Öte yandan Çelik, bir soru üzerine 26 Ocak Cuma günü Sincan’daki bir okulda karne dağıtım törenine katılacağını ardından Çorum’da öğrencilere karne dağıtacağını belirtti.

----------------------------- ********** -----------------------------

Bakan Çelik'e engelli tepkisi (24 Ocak 2007 Çarşamba)

Turkquad Engelliler Paylaşım Grubu, Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'i ''Dünya Sağlık Örgütü bir anlamda defoluları özürlü kabul ediyor'' sözleri nedeniyle protesto ettiklerini bildirdi.

Turkquad Engelliler Paylaşım Grubu'nca yapılan yazılı açıklamada, Çelik'in dün bir açılış töreninde ''Dünya Sağlık Örgütü tansiyon hastalarını, şeker hastalarını, kazayla altıncı parmağı olanları da özürlü kabul ediyor''
ifadelerini kullandığı belirtildi. Bunun, ''çok talihsiz, bilgisizce yapılmış veya art niyetli sözler'' olduğu kaydedilen açıklamada, ''Sayın Bakan bir an önce kendisini bu konularda ya yeterince bilgiyle donatmalı ya da çok tehlikeli boyutlara ulaşabilecek ayırımcılık içeren düşüncelerinden kurtulmalıdır'' denildi.

Açıklamada, Dünya Sağlık Örgütünün herhangi bir hastalığın tanımını yaparken ve bununla mücadele yöntemlerini belirlerken birçok ülkenin katkısıyla oluşan bütçeyle ve denetim altında çalıştığı kaydedildi.

Açıklamada, yasal hakların kullanılacağı bildirildi.