BEYOĞLU CUMHURİYET SAVCILIĞI’NA

 

 

 

MÜŞTEKİ                              : Teslime TAPLACI

 

VEKİLİ                                  :Av.Güler POLAT

-         Adres antette –

 

SANIK                                    : Kimliği meçhul

34.DR.2734 plaka sayılı Halk Otobüsü şoförü

            

KONU                                    : Sanık hakkında gerekli soruşturmanın yapılarak TCK 122. maddesi uyarınca cezalandırılması için dava açılması talebidir.

 

SUÇ TARİHİ                        :29/04/2007

 

 

OLAY                                     :

 

      Müvekkilim Teslime Taplacı tekerlekli sandalyede yaşamını sürdürmekte olan % 95 özürlü bir kişidir.  29.Nisan.2007 günü annesi ile birlikte Taksim’den Taksim - Bahçeşehir hattında çalışan 34 DR 2734 plaka sayılı D 107 numaralı Halk Otobüsüne binmek için herkesin binmesini beklemiş ancak otobüs şoförü durakta bekleyen yolcuları aldıktan sonra    “ Seninle uğraşamam” diyerek kapıları kapatarak gitmiştir.

 

 

 

A Ç I K L A M A L A R :

 

1- Müvekkilim 1970 doğumludur. 1989 yılında geçirdiği trafik kazasında boynunu otonun ön koltuğuna çarpmak sureti ile kırılması sonrasında, boyundan aşağısı felç olmuştur. ( Tıbbi tanı: Tetra pleji ) Bu nedenle 1.7.2005 tarih ve 5378 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinde yapılan özürlü tanımına uygun olarak[1] TCK 122. maddesi gereği maddede düzenlenen suçun oluştuğu ve müvekkilimin suçun mağduru olduğu tartışmasızdır.

 

2- Daha önce benzeri bir başka olay ile ilgili olarak Beyoğlu Cumhuriyet Savcılığının 2007/10477 Hz. Numaralı müracaatımız için sanıkların isim ve adresleri gerekmiş adaletin tecellisini hızlandırmak zımnında tespiti için önce İETT Genel Müdürlüğü’ne müracaat edilerek sanıkların isim ve adreslerinin tespitine çalışılmıştır. Anılan çalışmada ilgili kuruluşların engellemeleri ve yaklaşık 15 günün sonunda eksik bilgi vermeleri nedeni ile işbu başvuruda sanığın ad ve adresi tespiti için nafile bir çaba harcanmamış, Sanığın isim ve adresinin UKOME ve İETT Genel Müdürlüğünden tespiti sayın savcılığın takdirine bırakılmıştır.

Olay, anlaşılacağı gibi tamamen müvekkilimin “engelli “ olmasından dolayı yaşanmıştır. Sanığın eylemi  TCK.’nın 122 nci maddesinin 1 inci fıkrasının (b) bendinde yer alan

 “….. veya kamuya arz edilmiş bir hizmeti yapmamak”. Tanımına uymaktadır. [2]

“Böylece maddede sayılan ayırımlar gözetilerek kamuya arz edilmiş bir hizmeti yapmamak bu suça vücut verir. Hareketin şekli yönünden “vermemek” ile “reddetmek” hareketleri ihmali nitelik taşımaktadır. Seçimlik hareketin gerçekleşmesi için, bu yöndeki davranışların süreklilik arz etmesi gerekmez. Bir kez dahi olsa maddede belirtilen ayırımlara dayanarak kamuya arz edilmiş bir hizmetin yerine getirilmemesi suçun oluşumu için yeterlidir. Bu seçimlik hareketlere örnek olarak; bir takım ayırımlar düşünülerek kişilere ekmek satılmaması, halk otobüsüne alınmaması, özel hastaneye kabul edilmemesi, eczane tarafından ilaç verilmemesi gösterilebilir.”[3]

3- Müvekkilimin Anayasa ile teminat altına alınmış temel kişilik hakları saldırıya uğramıştır. Türkiye’nin taraf olduğu Uluslar arası sözleşmelerle pekiştirilmiş insan olmakla sahip olduğu insanca muamele görme, onur ve haysiyetinin korunması, ayrımcılık yasağı ilkeleri ihlal edilmiştir. 

4- TCK 122 maddesinin uygulanması bakımından suç tamamlanmıştır. Sanık, kanunun aradığı saikle hareketi gerçekleştirmiştir. Sanığın “Seninle uğraşamam” diyerek kamu hizmetini vermeyi reddetmesi ve otobüsün kapılarını kapatarak ile suç tamamlanmış.

 

HUKUKİ NEDENLER         : TCK, CMK, Av. Kanunu, sair ilgili mevzuat.

 

DELİLLER                            : İETT Genel Müdürlüğünde mevcut kayıtlar, müvekkilimin İETT nin web sayfasından yaptığı başvuru, müvekkilimin % 95 özürlü olduğuna dair sağlık kurulu raporu, konuya temas eden bilcümle delail.

 

 

SONUÇ VE İSTEM              : Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle sanık hakkında gerekli soruşturmanın yapılarak eylemlerine uyan TCK hükümleri uyarınca cezalandırılmaları için haklarında dava açılmasını saygı ile bilvekale arz ve talep ederim..

 

          Teslime Taplacı

                                                                                                        Vekili  Av. Güler POLAT


[1] Özürlü  “doğuştan veya sonradan herhangi bir nedenle bedensel, zihinsel, ruhsal, duyusal ve sosyal yeteneklerini çeşitli derecelerde kaybetmesi nedeniyle toplumsal yaşama uyum sağlama ve günlük gereksinimlerini karşılama güçlükleri olan ve korunma, bakım, rehabilitasyon, danışmanlık ve destek hizmetlerine ihtiyaç duyan kişiyi” ifade eder.

[2] Kişiler arasında dil, ırk, renk, cinsiyet, özürlülük2, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep

ve benzeri sebeplerle ayırım yaparak;

a) Bir taşınır veya taşınmaz malın satılmasını, devrini veya bir hizmetin icrasını veya

hizmetten yararlanılmasını engelleyen veya kişinin işe alınmasını veya alınmamasını yukarıda

sayılan hallerden birine bağlayan,

b) Besin maddelerini vermeyen veya kamuya arz edilmiş bir hizmeti yapmayı reddeden,

c) Kişinin olağan bir ekonomik etkinlikte bulunmasını engelleyen,

Kimse hakkında altı aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası verilir

 

[3] Yrd.Doç. Dr .A.Caner Yenidünya . 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda Ayrımcılık Suçu. Makale